Fotoğrafım
Istanbul, Türkiye
Bir ben kaldım ortada Bende ben kalmadı dünyada.

30 Ekim 2010 Cumartesi

Günaydın

Bu sabahı geceden bekledim.
Bu sabah,
Günaydın aşkım demek yetmedi bana.
Öpmek geldi içimden,sarılmak istedim.

Başımı omzuna koyup dalmak istedim uzaklara .
Ne kadar şanslı olduğumu düşündüm.
Ne kadar yaşam dolu olduğumu düşündüm.
Ne kadar senin olduğumu düşündüm .

Tum bunları düşündüm ve mutlu oldum.
Ve bu mutluluk ile güne gözlerimi açtım,
Güneşim ne kadar sana doyasıya bakamasam da ,
Benimle olduğun için mutluyum .

Seni çok seviyorum hayatımın güneşi
Günaydın....
Yunus Keleş
I waited this morning from the night.
This morning,
Good morning mylove was not enough means to me.
To kiss came from inside me, I wanted to hug.
I wanted to branch off and put my head to shoulder.
I thought how lucky I am.
I thought about how life is full.
How much you thought I was.
I thought them all and be happy.
And with this happy day I opened my eyes,
I may not care how much you like yourself enough sun,
I am happy to be with you.
I really like the sunshine of my life
Good morning ....
Yunus Keleş

Yokluk

Yokluk
Daha düne kadar aşk ile boğulurken.
Daha düne kadar hayatımın en değerli sözlerini duyarken.
Daha düne kadar kalbimde şelaler akarken.
Daha düne kadar hayat dolu iken

Şimdi ise…
Bir başkası ile
Bir başka zamanda
Bir başka dünyada
Tüm hücrelerim onu zikrederken.

Şimdilerde ise benkalbimdeki kanser ile savaşıyorum.
Yenmek için çabaladıkca yeniliyorum.
Şimdi …
Nasıl yaşayacağım bunlar ile

Aklımda ne yapacağıma dair soru işaretleri kol gezdirirken.
Sol yanımda ise özlemin okyonus olup taştı denizimde.
Bunları yenecek bu savşları kazanacak kadar da gücümde yok
Nedenimde yok.

Ben bende yok.
Yokluklara alışık değilim
Bu yokluklar içinde bir miras kaldı bana
O da..

Yokluğun…
Yunus Keleş



9 Ağustos 2010 Pazartesi

Yalnızlık

Yalnızlığı hak ediyor muyuz ?
Bence yalnızlığı hak ediyoruz ki yalnız kalıyoruz yaptığımız günahlardan işlemiş olduğumuz suçlardan yada bir kalp kırılmasından bunların hepsinin sonucu bizi yalnızlığa iter yada bırakır.
Peki ya bu yalnızlık ile nasıl baş ederiz ? Bu sorunun cevapini benden istemeyin.ben yalnızlığa düştüğüm zaman bütün yaşam hücrelerim nefes alamıyor ve ölüyor hiç birşeye tepki vermiyor.
Yalnızlığın kölesi miyiz ?
Belli bir yere ve belli bir zamana kadar kölesiyiz. Bu zaman içinde azat edilmek için dua edin ki sahibiniz sizi bu kör kuyudan çıkarsın yoksa yalnız kaldıkça bu kör kuyuda kör olursunuz şuan benim kör olduğum gibi.
O ilahi kurtuluş sesini bekliyorum o ses çok güzel ki bütün hücrelerimi, herşeyimi yeniden hayat'a döndürüyor ve şükrediyorum bu kör kuyudan kurtulduğuma .
Kendime söz veriyorum bu kuyuya bir daha düşmemeye .Yazıma yalnızlık ile başladım yalnızlık ile bitirmek istemiyorum.
Yunus Keleş
Do we deserve the loneliness?
I think that alone would have deserved solitude of our sins we have committed a crime or a heart from breaking as a result of these pushes us or leave alone.
What about this deal with loneliness Thank? The answer to this question from me. I fell into the loneliness when I can not breathe and my whole life, the cell is dying does not react to something.
We are slaves of solitude?
A particular location and up to a certain time slaves. During this time be at liberty to pray with you about this that you do not get blinded out alone as well that will blind the blind in the well of my blind now what I said.
I'm waiting for divine salvation sounds that sound very nice that all of my cell, everything returns to life again, and I'm thankful that I've saved from blind wells.
I promise myself not to fall again into the wells. Spelling began with the isolation and loneliness I do not want to end.
Yunus Keleş


Özledim

Hayatımdan birer birer günler geçiyor.
Geçen günler; sensiz, ıssız, kuru soğuk.
Günler hayatımdaki kış mevsimi gibi soğuk.
Yunuslar gibi tek gözü kapalı uyumayı özledim.
Bir gözüm ile senin güzelliğini izlerim
Diğer gözümle cennetteki seni izlerim.

Gözlerine bakıp dalmayı özledim
Seni Seviyorum demeni özledim
Omzunda uyumayı özledim
Ben seni özledim

Özlemini uykusuz gecelere yorgan ettim
Beni ısıtsın diye.
Bardağımda yaktığım mum ışığı sönmek üzere
Beni karanlık da yalnız bırakma.
Ben seni özledim
Yunus Keleş

Day of my life goes on.
Last days; desert, dry cold.
Such as a cold winter day in my life.
Dolphins like to sleep with one eye closed, miss.
My eyes the beauty of a track with you
Track you in heaven with my other eye.

Look into the eyes and branch miss
I would like to say I miss you
Shoulder to sleep I miss
I miss you

The quilt I was longing to sleepless nights
Me warm sake.
I light candles to burn off my glasses
Leave me not alone in the dark.
I miss you
Yunus Keleş

Aşk-ı Hâlim

Seni hatırladıkça başım göğe eriyor ya da asansör boşluğuna düştüğümde ürperdiğinde yüreğim..
Ömrüm saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla,
O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsam gün boyu nedensiz... Ve her konduğunda diğerini iple çekiyorsam bu hislerin...

Seninleyken pervaneleşen yelkovanlar,
Sen’siz mıhlanıp kalıyorum…
Sınıfta, işte, yolda, yatakta içim içime sığmıyor,
Sen’den söz edilince yüzüm, senden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup bir şekilde somurtuyorum veya muzipçe sırıtıyorum.

Sen, her durduğun yerde duruyor, her baktığın yerden bana bakıyor,
Ben keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorum...
Dünyanın en güzel yeri Sen’in yaşadığın yer,
En güzel kokun bedenindeki ter,

En dayanılmaz duygun gözlerindeki öfke ise...
Hayat Sen’inle güzel ve sensiz değersiz.
Elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, Senin yüzün pembee,
Kışlar ilkbahar, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...

Her şiirde anlatılan sen...
Her filmin kahramanı sen...
Her roman senden söz ediyor,
Her çiçek senin için açıyor...

Bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerimde çekiştirip beynimi acıtıyor,
İştahım kapanıyor, iştahım açılıyor, iştahım şaşırıyor...
İştahım, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyor...
Elim telefonda yaşıyor, işaret parmağım ha bire seni tuşluyor,

Dara düştüğümde kapıyı çalanım sen olduğunu adım gibi biliyorum...
Devamlı bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona sen diye atlıyorum,
Vitrindeki her giysiyi sana yakıştırıyorum,
Konuşan birini dinlerken "keşke sen anlatsan" diye iç geçiriyorum...

Kokun burnumdan,
Suretin gözümden,
Sesim kulağımdan,
Teni aklımdan silinmiyor.

Özlemini, sol yanımda yasak yayın gibi taşıyorum gün boyu...
Hem kimseler duymasın, hem cümle âlem bilsin istiyorum...
Sensiz geceler ıssız,
Sokaklar öksüz...

Ayrılık ölüme, denk...
Gamze gamze tebessüm de senin için, alev alev yanan yüreğimde senin için;
Uğruna ödemeyeceğim bedel,
Gidilmeyecek yol,

Vazgeçilmeyecek konfor yok...
Dışarıda yer yerinden oynuyor ve içerimde bu beni zerrece ilgilendirmiyor,
Her gidişte ayakların "Geri dön" diye; sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...
Seni istiyorum.

Yunus Keleş

Volkan

Patlamaya hazır bir volkan gibi aşkım,
Gökyüzündeki şimşek gibi
Yüreğimde çakıyorsun her saniye,
Bitmek bilmeyen bir şelale gibisin
Dolu dolu yüreğimde akıyorsun,
Çevrende bir hayalet gibiyim
seni kolluyorum
Diğer hayaletlere karşı

Bana hangi dünyada yaşadığımı unutturuyorsun
Bana hangi alemde yaşadığımı unutturuyorsun
Aklımdaki her sorunun bır cevabısın
Her yer her şey sana çıkıyor

Ne kadar yansamda bu volkan da
Yandıkça yeniden diriliyorum aşk ateşinde
Gözlerin volkanımda gördüğüm en güzel renk
Yunus Keleş

Love like a volcano ready to explode,
Lightning in the sky
Do you crash on my heart every second,
You're like an endless waterfall
Are flowing in my heart is full filled,
I'm Like a ghost in your community
I would watch
Against other ghosts

I live in the world which re making me forget
I live in the world which re making me forget
Answer each question in my mind re bır
Everything is everywhere you go

How much of this volcano also yansamda
As I rise from the ashes in the fire of love burning
I'm seeing in the eyes of the volcano, the most beautiful colors
Yunus Keleş

Yeni Yıl

Yeni bir sene geldi.
Eski bir sene gitti.
Zaman çok hızlı geçti
Anlamadım,anlayamadım geçen zamanı.

Öyle bir zamanda günler yıl gibi geliyordu.
Öyle bir zamanda günler saniyeler kadar hızla geçiyordu.
Baka kalıyorduk geçen zamanın ardından
Geçen zamanı yeniden yaşamak istiyorduk
Yaşayamıyorduk.

Yeni bir yıla aşk ile giren bir insanın kalbinde neler olabilir.?
Sevgi olur,
Acı olur,
Aşk olur,
Hasret olur,
Sevgili ile geçirilen anılar olur.

Yeni yıla çok mutlu girenler arasındayım.
Bir yanımda eşi benzeri kainatta bulunmayan bir sevgilim var.
Diğer yanımda yaşam dolu,aşk dolu aşkım var
Öbür yanımda ise sevgi ve aşk üçgeni içinde dolanan hayatım var.

Yıllar geçiyor,herşey değişiyor
Değişmeyen tek şey değişimin adıdır.
Kalbimdeki aşk ateşide değişiyor
Değiştikçe gökyüzünün maviliğine yükseliyor

Yeni bir yılda bir şey dilemeyeğim
Ama bir şey dileyeceğim;
Sevgilimin kalbinde kocaman bir parça olmak.

Seni seviyorum ey sevgili!
Uykunda bana da yer ayırırmısın?
Uyku tutmuyor geceleri;
Seni çok özledim ey sevgili!
Yunus Keleş
A new year arrived.
Went a year old.
Time passed very quickly
Do not understand, I could not understand the last time.

It seemed at one time last year.
Seconds at a time such as days passed quickly.
Last time we were staying to look after
Wanted to relive the time
Could not live.

Year with a new love in the heart of what a person may be entered.?
Will love,
Would be painful,
Love happens,
Is longing,
Dear and relayed memories happen.

Very happy new year falling between the old.
A unique universe is not on my side I have a love.
On the other hand full of my life, my love is full of love
The affection and love triangles in the other side I have a wandering life.

Years pass, everything is changing
The only thing not changed is the name of change.
Fire in my heart love is changing
Blueness of the sky to change as the rising

A new year, I will not want anything
But I want one thing;
To be a huge part of my dear heart.

I love you, oh dear!
Do I get the book in your sleep?
Sleep at night does not hold;
I miss you so much, oh dear!......
Yunus Keleş



Deniz Kızı

Zamanlardan bir zaman ,hayata yüzü asık bir çocuk varmış.
Bu hayat’a küskün olan çocuğun bir şeylerin eksik olduğunu hissediyordu.
Her zaman sıradan şeyler yaparak yaşantısından bir beklentisi olmaksızın yaşıyordu.
Hayatın rüzgârına kapılarak yaşantısına devam ettiriyordu.
Bir gün hayatının rüzgârında fırtına çıkıyor kapılıp gidiyor çocuk.
Bu fırtına çocuğu cennette bir yerde bırakıyor. Ve genç çocuk ufukta bir denizkızı gördü.
Ve ona doğru yüzmeye başladı.
Yüzdükçe; gerçek mi? hayal mi? olduğunu anlamaya çalışıyordu.
Çünkü daha önce böylesine güzel bir denizkızı görmemişti.
Yanına kadar yüzerek gitmeye çalışıyordu ama sürekli deniz kızına ulaşamıyor,denizin derinliklerine indikçe iniyor ama genç kalbinin sesini dinleyerek derinlere dalıyor ve daldıkça boğulacağını düşünüyor ama aksine nefes aldıkça daha temiz nefes aldığını anlıyor ve ben bu dünyaya ait olabilirim diye düşünüyor ve deniz kızının peşinden gitmeye devam ediyor.
Günlerce genç çocuk deniz kızının peşinden gitti yorulmaksızın bu enerjiyi de nereden aldığını merak ediyor ve sorguluyor kendisini ve deniz kızına seslenmeye karar verir bu genç çocuk deniz kızına :
-Benden kaçma lütfen bana yaklaşmanı istiyorum çünkü senin dünyana ait olduğumu düşünüyorum ve ne olur beni dünyana kabul et bütün günahlarımı arkamda bıraktım senin dünyana geldim ve kabul edilmeyi bekliyorum diye seslenir.
Bunun üzerine deniz kızı genç çocuğa yakınlaşdıkca yakınlaşıyor ve genç çocugun küçük kalbi hızla çırpmaya başlıyor eli kolu ayakları titremeye başladı ve sebebi ise hiçbir evrende böyle bir güzellik görmemişti , deniz kızı adeta aklını başından almıştı genç çocugun.
Bir gün genç çocuk kalbine hakim olamayacağını anlamıştı ve kalbinin kendisine dediklerini bir yunus balığına kulağına fısıldadı ve bu dediklerimi cennetteki en güzel kızına söyler misin lütfen dedi.

Yunus balığı ise elbette söylerim çünkü bu sevinçli haberi uzun süredir senden söylemeni bekliyordum der. Yunus balığı deniz kızını bulur ve anlatmaya başlar.Deniz kızı bu sözleri duyduğu zaman kanayan kalbinin kanamasının durduğunu fark etti ve tereddüt etmeden bu sözlerin karşılığını iletmesi için yunus balığının kulağına fısıldar ve çok hızlıca genç çocuğa iletir.Genç bu cevabın bekleyişi sırasında kötü bir haber gelirse diye kaygılanmak da idi ne yapacağını düşünüyordu.
Kötü haber karsısında aklına bir tek çözüm geliyordu.Cennetinde kendisini boğmaya niyet vermişken yunus balığından haberi alır.
Haber ise beklediği gibi geldi ve çok sevindi sözlerle ifade etmeye çalışırken heyecandan kalbi durdu ve deniz kızı il hayat öpücücünü yanağına kondurarak genci yasama döndürdü.
Genç’in kalbi çok heyecanlı,canlı atmamıştı.
Birlik de imkansız gibi gözüken ilişkileri bir bahar gününde başladı.
Ne girdaplar geçirdiler,Ne Vahşi köpek balıkları ile savaştılar ama hiç birinde yenilmediler,yılmadılar.
Hep sevdiler sevdikçe sevgileri daha çok arttığını hissediyorlardı .
Bir gün öylesine bir girdaba yakalandılar ki cennette birbirlerinden ayrıldılar.
Farklı diyarlara sürüklendiler.Çok üzüldüler deniz kızı ve genç çocuk,
Genç çocuk nasıl bulacağına çözüm aradı zihninin labirentlerinde.
Her zaman aklında güzellerin yanında çirkin kaldığı güzel bir kız vardı ve günden güne boğulduğunu hissetmeye başladı.
Genç çocuk ısrarla ben bu dünyaya ona aidim diye haykırıyordu.Herkes genç çocuğun ölüsünü izliyordu ve hiç kimse genç çocuğun acısına derdine çare bulamıyordu.Günler geçtikçe boğulmağa devam etti ama bir türlü ölmüyordu;ölmek istese bile ölemiyordu kalbindeki sevgi aşk ateşi buna izin vermiyordu.
Her gün seneler gibi geliyordu geçmek bilmiyordu zaman ve elektrikli yılanların işkencesi bedenini ne kadar çok yıpratsa da kalbindeki sevgi aşk ateşinin gücü ile yasamaya devam ediyordu.
Her yerde güzeller güzeli deniz kızını aradı aradı aradı..
Bir bir gün mevsim yaz günü idi güneş kararmak üzere idi ufukta bir deniz kızı gördü ve ona doğru hızlıca yüzüyordu ki heybetli yunus balıklarının hızı yanında çok yavaş kalırdı .Deniz kızına yaklaştıkça alıp verdiği nefes normale dönmeye başladı anladı ki bunca zaman aradığı güzelliği buldu.ona yaklaştı ve sözlerini söyledi .Deniz kızı sözlerine karşılık vererek tekrar el ele yasamaya başladılar .
Herkes gözlerine aklına inanamamıştı ama genç çocuk ise buna bütün kalbi ile inandı ve inandığı aşkına kavuştu.

Birlikde daha güçlü oldular.güçlendikçe güçlendiler sevgileri eskisine göre daha çok arttı hastalandılar bu güç ve aşk hastalıklarını yenmelerine yardımcı oldu ve sonsuza kadar birlikde mutlu yaşamaya devam ettiler.
Yunus Keleş

4 Ağustos 2010 Çarşamba

Kör Yaşam

Yaşam;görmek,duymak,koklamak,işitmek midir?
Kör olanlar nasıl hisseder?
Aşkı görebilirler mi?
Aşkı hissedebilirler mi?
Bütün gizemini koruyor kör yaşamda aşk!

Biliyorum ki kör olmak güzelliği görmemek anlamına gelmez.
Biliyorum ki kör olmak hissetmemek anlamına gelmez.
Biliyorum ki kör olmak karanlıkdaki ışığı görmemekde değildir.

Kör olmak Aşka,sevgiliye baglanmak ve ondan başkasını görmemekdir.
Karanlıkda görebilirim çünkü ben körüm
Nasıl görebilirim:
Benim aşkım sevgim sayesinde,
Bilmiyorum nasıl kör olduğumu ama;
Ama iyi ki kör oldum diyorum

Gözüm senden başkasını görmez,göremez
Bu yüzden sana kördüğümüm
Asla senin ışığından çözülemem.
Kör oldum, yaşamın renklerini görmeye başladım.
Yunus Keleş
Life, see, hear, smell, hear is?
How do blind people feel?
Can see the love?
Can feel the love?
Retains all the mystery of blind love life

I know that being blind does not mean you do not see the beauty.
I know that being blind does not mean you do not feel.
I know that to be blind not to see the light in the dark is not following

To be blind to love, connect, and her lover is not someone else see
I can also see the dark because I am blind
How can I see:
With my love my love,
I was blind, but I do not know how;
But luckily I'm blind

Somebody you do not see my eyes, can not see
That's why I like deadlock
Never in the light of your problem and.
I am blind, I began to see the colors of life.
Yunus Keleş

Yıldız

Ey insanlar!
Yıldızımın nasıl bırsey oldugunu bılıyormusunuz?
Hayal edebiliyormusunuz?
Nasıl bir şeye benzedıklerını,
Ne ile buyuduklerını,
Nasıl sevdiklerini
Ey Insanlar Sizlere bunları soyleyecegım dınleyın benı!

Öncelikle Yıldızım
Sıcaklıgım
Aydınlıgım
Pusulam
Yıldızımın kim olduğunu öğrendiniz insanlar!

Yıldızımı hayal edelım biraz
Gözlerinizi açın
Bakın
Dunyamızdaki güneşe
Bakabiliyormusunuz
Hayır işte benım yıldızım bu
Ancak ben kalp gözüm ile bakarım yıldızıma

Ey insanlar size nasıl olduğunu anlattım sıra;
Nasıl ve ne ile büyüdüğü
Size bunu söylerken heyacandan kalpim yerinden fırlayacak gibi
Saf kan bir sevgi ile buyuyor

Nasıl Sevdiğini anlatayım Ey insanlar
Hayal edin okyanusun dibindesiniz
Ama Nefes alabiliyorsunuz
Bu andaki Sevginiz kadar
seviyor beni yıldızım

Yıldızım ile beni yalnız bırakın insanlar
Yunus Keleş
Peoples !
I know what it is like stars?
Can you imagine?
How something looks like
When they grew up with,
Love how they
People We will tell them listen to me!

First Star I
My temperature
My bright
My Compass
People who have learned my stars!

Stars in my imagination a little edelım
Open your eyes
See
Dunyamızdaki sun
Do you see.
I like that there are no stars
But I do look at stars with my eyes to my heart

People are told how to order;
How and where the growth
When you say this from my heart over the launch will be exciting as

With a growing love of pure blood

Let me explain how I love your
Imagine the bottom of the ocean are in
But I can breathe
At this time as your love
I love my stars

People leave me alone with my stars
Yunus Keleş

Aşk

Aşk bazen denizde susuz kalmaktır.
Aşk bazen denizlerde nefes almaktır.
Aşk bazen karanlıkda koşmaktır.
En önemlisi aşk korkusuz yaşamaktır.

Aşk bazen güneşe hasret kalmaktır.
Aşk bazen çölde güneşe canını vermekdir.
Aşk bazen değil her zaman ;
Aşık olduğum sevgiliye,
Aşığım sana korkusuzca diyebilmektir.
Yunus Keleş

Love sometimes is to stay at sea without water.
Sometimes love is to breathe in the sea.
Sometimes the darkness is to love running.
The most important love is to live without fear.

Love sometimes means sun pant.
Love in the desert sun can sometimes sacrificed to you.
Sometimes love is not always;
I fell in love to the beloved,
I also fell in love is to fear you.
Yunus Keleş

Sen Geldin

Hoş geldin.
Ne iyi ettin de geldin.
Dünyama hoş geldin.

Kuru kutuplardan soğuk, çölden kurak diye düşündüğüm anda,
Kırıldı fay, eridi buzul, yeşile döndü çöl.
Ama durma daha çok kurak yerim, pek çok buzulum var.
Yalvarırım kır, vur da vur karanlığın ve kuraklığın buzul duvarlarına.

Ben çok üşüdüm, seni beklerken hem de çok. ‘'Üşüyorum, kapama gözlerini'' diyorum şimdi ilk ve son kez sana.
'' Hoşgeldin'' dedi bir kere yüreğim, ve ekledi '' ne iyi ettin de geldin, ne bir dakika geç ne bir dakika erken, tam zamanıydı gelişin''.

Hep teklif var, ama ısrar yoktur bende.
Uzun yıllar sular kesikti, taşımaktan kollarım uzadı.
Sen geldin musluklardan tıslama sesleri başladı.
Sanırım arızayı buldun...
Ve sanırım, sen o arızayı da çözersin, evet evet çözersin.
Farkında mısın? ne zaman iki çift laf edelim desek, bir şeyler değişiyor ya da bir şeyler benzeşiyor. Yoksa biz içimizdeki bir şeylerin elçileri miyiz?

Bini bir, biri bin yapan bir güç var şimdi içimde, her lafında bu bir tat daha artmakta.

Sende tattım gerçek aşkı,

Şükrediyorum Allah’a iyi ki geldin diye..
Yunus Keleş

Welcome.
What did you come good for you.
Welcome to my world.

Of dry polar cold, dry desert of think as soon as I
Broke faults, glaciers melted, turned the desert green.
But my stay more arid locations, many glaciers have.
Beg break, hit the shot of the glacier walls of darkness and drought.

I was very cold, and you're waiting too. I'm cold, close your eyes first and last time I say to you now.
My heart once he said''Hello''and added''What did you come good for you, what passed for a minute what a minute earlier, was the development of a good time''.

There are always offered, but does not insist too.
For many years, water was cut, to move my arm was extended.
You came hissing sound of taps began.
I think you got the failure ...
And I think you would you solve it or the failure, yes, yes, do you solve.
Are you aware? When we say let the two couples to talk, something is changing or has something similar. Or something within us that we are ambassadors?

Thousand one, one thousand which there is now a power in me, this is a taste of each word are increasing more.

I got taste of true love,

I am thankful to God that you came well .. I
Yunus Keles

Balık

BALIK

Bir sürü halinde yaşar
Herkes Arkadaşı sanar
Herkesin yanında olduğu için
inanmak ister sevildiğine

Bir Gün
Bir balıkçı tarafından yakalanır.
cok bagırır ama kimse duyamaz
Duymak isteseler bile yardım edemezler
O zaman anlar ki balık

Arkadasları yanında iken güvendedir
ve Sevildiğini anlar
Çok dua eder Allah'a
Benı tekrar suya bıraksın dıye

Allah da bunun isteğini kabul eder
Balık arkadaşlarına kavuştuğu için sevinmez
Su ya aşık olduğu için sevinir
ve suya olan askının derinliklerinde yaşamaya başlar
Yunus Keleş

Hırsız

Hırsız arkamızda bırakdı .
Penceremdekı ayı .
Bomboş odayı
Herseyimizi kaybetsek.
Bir tek
Askımıza sahipiz .
Hiç bir hırsız
Hiç bir hastalık
Askımızı bızden alamaz.
Zaman kaybolsa,
Uzayın boşluğunda
Bu boşlukda
Birbirimizi buluruz.
Yunus Keleş

Gece

Uzun bir gece var önümde sensiz geçecek
Karanlıklar içinde bir ışığım var oda sönük bana
Bana kimse senden başka ışık olamadı
Gecelerimi ve gündüzlerimi aydınlatan

Işığım her şeyim bana sönük
Nasıl aydınlatacağımı bilmiyorum
Sen söndün
Benim tozlu bir odam oldu
Başını bükmüş bir papatya kaldı

Yeniden yanıp beni ve bendekileri
Yaşama bağlaman gerek
Bunu daha fazla uzatma yaşam pınarım
Beni ve bendekileri kucakla..
Yunus Keleş

There will be a long night in front of me without you
I have a light in the dark unlit rooms
Could not you have anyone else to me light
My night and day with my lighting

My lights dim every thing to me
I do not know how the lighting would
You have extinguished
My room had a dusty
Had remained bent his head a daisy

Me and me rekindle the following
Need to connect to live
We further extension of life-like spring
Me and I embrace the following ..
Yunus Keles

Tamamlanmayan Bir Şiir...

Günlerden bir sonbahar günü sokaktayım,
Birer birer düşen yaprakları izliyorum.
Yapraklar istekli mi düşüyor,
Yoksa birisinin zoru ile mi düşmek zorunda kalıyor?

Düşen Yaprakların rengi sarı,
Düşmeye hazır bekleyen yaprakların rengi ise turuncu,
Bu renkli ağaca baktıkça içimdeki ölüm korkusu yeniden canlanıyor.

Halbuki,
Yaşamın içinden gelen bu renkler ona baktıkça kötü hissetmeme sebep oluyor.
Belki bu ölüm dönemi,
Melekler gibi bembeyaz olan kışa hazırlık dönemidir...
Yunus Keleş

Not:
--Sonbahar:Ölüm--
--Yapraklar:İnsanlar--
--Sarı:Ölüm Renki--
--Turuncu:Hasta İnsanlar--
--Ağaç:Acımasız Yaşam--
--Kış:Cennet--

30 Temmuz 2010 Cuma

Mavi

Gökyüzüm mavi
Sular masmavi
Gönül dünyam mavi
Renklerim mavi.

Gezdiğim yürüdüğüm yollar mavi
Yediğim, içtiğim mavi
Giyindim mavi
Senden aldım bu rengi.

Ektiğim çiçekler mavi
Rüyalarım mavi
Sevinçlerim mavi
Hüzünlerim mavi
Acılarım mavi
Sende buldum bu rengi.

Doğumum mavi
Ölümüm mavi
Gönül gözüm mavi
Gözlerin mavi
Seninle yaşarım mavi.

Aşkım mavi
Sevgim mavi
Yaşantım mavi
Geçimişim mavi
Geleceğim mavi
Sular gibi çağlarım mavi.....
Yunus Keleş

Blue ...

My sky blue
Water blue
My heart blue world
Colors are blue.

The way you walk tour in blue
I eat, and drinking the blue
I was dressed in blue
I bought this color.

Learn the flowers blue
Blue dreams
Joy of the blue
Sadness the blue
Personally blue
You have found this color.

My Birth blue
My death, the blue
My heart blue eyes
Eyes blue
I lived with my blue.

Love blue
Love blue
My life in blue
My history blue
My future blue
Ages, such as water, my blue .....
Yunus Keleş

Gölgeler

Yalan mı Gerçek mi
Uzun mu Kısa mı
Gördüklerimi Göstermez
Görmediklerimi Gösterir

Ben miyim yoksa O mu
Kim Bu Gölge
Anlamı Nedir
Aynamız mı
Yoksa
Ölüm Gibi
Takip eden bir şey mi

Güneş'imde ve Ay'ımda
Hep Benimle
Ben ne dersem onu yapar
Ya da ne İsem onu gösterir
Anlayamıyorum Neden
Yanlız Değilim

Lanetli mi Kutsal mı
Anlayamıyorum niçin
Hep siyah olduğu halde
Karanlığımda
Beni Terk Ediyor

Neden Hep Benimle
Ama Bilirim ki
Beni bir tek o bırakmaz
Huzur musun Yoksa korku mu
Her ne isen beni bırakma
Sen ruhsun bilirim
Kalbimin yansıması
Yunus Keleş

Shadows

Is it real or a lie
Do you long short
See what does not Show
See Show

I do not I Do It
Who is this shadow
What is the meaning
Is Our Mirror
Or
Like Death
Is it something to follow
My sun and my moon
Always with me
What do I say it
Or whatever it shows
I can not understand why
I am not alone

Is it holy or cursed
I can not understand why
Always black, though the
My Dark
Abandonment is me

Why always with me
But I know that
One that does not leave me
Do you fear if you peace
Although isen leave me
I know you're soul
Reflection of my heart
Yunus Keles

Yaşam Dedikleri Şey....

Yaşam dedikleri nedir ki insanı cıkmasa yada istedği seyleri elde etmek için ugrastırır
Ama bu yasamla mucadele etmek ne kadar güç dimi?
yasam dogus ve batış demek mi?
hayır hayır hayır !!!
o dogus ve batıs arasında ne kadar çok acı,huzun,acı çekliyor dimi?...
Hayat Bir Oyun Her Oyunun Sonu Var Ama Benım Oyunumun Sonu YOK...
Hikayemin sonu,Benim Sonum Demek .
Yunus Keleş




Things in life that

What is the life they want or the things that the human predicament is trying to achieve
But how much power this law to fight me right?
Did you mean my birth, and bankruptcy laws?
no no no!
between birth and how much pain he ruin, sorrow, pain is drawn right? ...
End of Life a game every game, but I end my game NO ...
The end of my story, I mean I am the last.
Yunus Keles

Sil Baştan

Silbaştan...

Ayrı mı yazılırdı acaba sil baştan? Ya da silbaştan..
Yalnız mı yanlış mı?
Odanın bir köşesinde öbekleşmiş insanlar.
Fısıltı tonunda konuşan insanlar,kaçırılan fırsatlar, oynanmak istenen oyunlar,bozulmak istenen oyunlar,yapılmak istenenler,
Cesaret edilemeyenler ve cesaret edemeyenler "bende ne cevherler vardı"lar..

Sokaktan gelen kahkaha sesi.. Zorunluluktan beğenmeler,zorunluluktan yaşamalar..Sevmeler bile zorunluluktan...

Sinirli kapanan telefonlar, azami süratle gönderilen e-mailler, iki dakika kaçak bakılan bakışlar ve kontrol amaçlı
Gelişen ense gözü, masanın köşesine konmuş sevgili resmi,cüzdanın bir köşesine sıkışmıs anne resmi...

Canım aklımı toplamak istemiyor. Hatta mümkünse tamamen dağılayım istiyor. Dağıldıkça çoğalayım çoğaldıkça parçalanyım...
Sonra toplanmayayım ama bölüneyim..
Oturduğum yerden, huysuz çocuk gibi kollarımı karnımda kavuşturup, alt dudağımı büzüp, ayaklarımı bana büyük gelen
sandalyeden ileri geri sallandırayım istiyor... Herkese ters ters bakayım, hiçkimseyi sevmeyeyim, herşeyden nefret edeyim,
çatıklıktan kaşlarımın ortasında birbirine paralel, yukarı bakan iki çizgi oluşsun istiyorum...

Karşımdaki yazı da ölümden söz ediliyor.. Düşünüyorum.. Beyaz bir kağıt. Güzel bir dolma kalem.. Başlasa ya "Siz bu mektubu
okurken.." diye.. "Ben aslında yazar, bahçıvan, baba, çocuk, hayvan terbiyecisi, okuyucu, romantik, akli dengesi yerinde
olmayan olmak istiyordum.." desem... Aynen böyle yazsam... Emin olun daha mutlu olurum desem.. Odam hiç dağılmaz, yemek
yapmasamda olur desem ,aç kalırım ama tok olurum desem ,ve tek olsam..Mutlu olurum, gündüzlerimi sadece kendimle paylaşırım
desem,gecelerimide yalnızlıkımla paylaşsam...
Hem buradan her türlü daha iyidir diye de son noktayı koysam...

Mektubumun fotokopisini çeksem de herkese dağıtılsa... Herkes benim için şöyle cümleler kursa: "Salağa bak, yalnız olcam
diye bi tarafını yırtmış..
Ne saçma dimi..." Halbuki hiç öyle olmasa.. Ben yalnız olmasam... Hatta en sıradan ve sevdiğimle berabar olsam,Sevdiğim
olmadığını bile bile
Hiç dikkat çekmesem.. Kimse beni görmese ama sesimi duysa...

Olmaz değil mi!?

Bir gece ben uyurken ya da uyumak istemezken düşünsem ertesi sabahı görmek istiyormusun ?
Cevabını merak ederdim!


Sıkıldım kendimden bedenimden kaçmak istiyorum bunu sessiz sakin kimsesiz ıssız bir karanlıkta yapmak istiyorum
Fakat Karanlıkımdaki gördüğüm ruh buna izin vermiyordu bu ruh benim ruhumdu...

İnsan Değişmek istesede değişemez değişsede 'Ben' olamaz...Değişmek insan bedenınden kurtulup toprağa girince başlar
Tabi Beni toprak kabul ederse...

Bunların Hepsine Silbaştan ya da Sil Baştan Dediğim Zaman Silebilecekmiyim...



ve ne kadar "silbaştan" yaşarsa yaşasın "yalnız" değildir insan bedeni!
İnsan Bedeni Ruhu ile Beraberdir Kendine hesap vermiycen Ruhundaki insana Hesap verecen ....
Yunus Keleş

Back to the drawing board ...

Do you wonder were written separately over deleted? Or back to the drawing board ..
You alone do wrong?
In a corner of the room are phrases people.
The people who talk in a whisper tone, missed opportunities, you want to play the games, the games you want to become corrupted, you want to do offs,
And courage to dare not "what I had ores" s ..

Sound of laughter coming from the streets .. From the obligation to love, from the obligation to live .. I know that from the obligation ...

Off the upset of the phone, e-mail sent to a maximum of rapid, two minutes and check for leaks glance
Development of the back of the neck-eye, the table was put in the corner of beloved picture in a corner of the wallet smother picture ...

Can I collect my mind does not want to. Let if possible, even completely disintegrate wants. Let replicated as the replication pieces Dismissed ...
Not collected, but split after ..
From where I sit, cranky child to meet my wife as my arm, my lower lip pucker, and big feet from me
oscillate back and forth from the chair wants let ... Let everyone glower, not love anybody, let me hate everything,
parallel to each other in the middle of the eyebrow , formed two lines above ministers want ...

Speaking of my posts are against the death .. I think .. A white paper. It's a nice pen .. Start verse or "you this letter
reading .. "so .." I actually author, gardener, father, child, animal tamer, readers, romantic, mentis
I do not want to be .. "me too if you ... ... just be sure it will be more than happy if my .. My room is never distracted, food
I would also dont, remain open, but also if I would be satiated, and the only one I would be happy if .., the day I only share my own
de d, d in the nights share alone...
And here is any better if he put the last point ...

If the photocopy of my letter is distributed to everyone ... Everyone is building for me like this sentence: "Look at stupid, just my Olca
I have a side of tears ..
What nonsense right ... "But no .. I am not so alone ... not even the most ordinary and love if together, My Love
Does not even know
Not attract much attention .. But my voice is not heard no one saw me ...

No way did you not?

One night, I want to sleep or not sleeping the next morning to see if you think you want?
I was wondering is the answer!


I'm tired of my own I want to run away from my body so silent in the dark I want to make a desert lone
But the spirit did not allow it in the darki saw my soul ...

People can not change to change 'I' can not change people ... into the soil begins to get rid body
Of course, if you accept the land ...

Delete all of them, or back to the time from the start delete ...



and how much "back" experience, but two thumbs up "alone" is not a human body!
Together with the Human Body is the Spirit, the Spirit of Self-account don't give people will account ....
Yunus Keles

Karlar

Seni bana getirmiyordu şarkılar
İki kelimeyi bir araya getirmek aylara bedel
Dün uyandığımda yine yanımda sen vardın
Oysa yanımda ikinci bir yastık bile yoktu..

Sen yokken Vakit hiç geçmiyor
zaman yağan karla birlikte buz tutmuş
İsmini haykırıyorum pencereden
Uçuşan kuşlardan başka sesimi duyan yok
Hayat aynı,hayat düz,hayat bayat..
Rengimi kaybettim..

Vazgeçmeye çalışıyorum,siyah beyaz hayata alışmak
Olmuyor yapamıyorum,hep bir yerlerde eksik
Belki de elini tutmayı özlüyorum
Yada bana renk veren mavi gözlerini..

Artık yapamıyorum üzerimden haftalar geldi geçti
Haftalar sonra bu haftamı hatırlamak mı olmalı bedeli ?
Geri dön diyemiyorum cesaretim yetmiyor
Sonunda bana tek bir çözüm kalıyor...
Her şeyi,evimi yurdumu ülkemi bedenimi terketmek..
Yunus Keleş

Snows
I did not bring me songs
Months to bring together the two words, the cost of a
I still wake up next to me when you were there
However, even a pillow next to me had no second ..

When you do not pass any time
When the frosty snow
I would shout his name from the window
I do not hear other sounds from the flight of birds
Same life, plain life, life-dried ..
I lost my color ..

I'm trying to give up, black and white to get used to life
I can not do is not always in a place is missing
Maybe I'm missing a hand to hold
Or give me the hazel eyes ..

Now you can not came in over the past weeks I was
Years later this week to remember you must be my cost?
I also do not yet dare not go back
Finally, a solution is only me ...
Everything, my home country to leave my body ..
Yunus Keles

İstedim

O gün canım ölmek istedi,sadece yok olmak istedim.
Bunlara katlanmak zor geldi.
Bugün herşeyden kaçmak istedim,sırtımı dönüp gitmek istedim.
Korkak gibi
Köşeye sinmek....bugün kendimi cezalandırmak istedim.az geldi müebbetim,ölmek istedim.ona bile ceseret edemedim.bugün canım ölmek istedi ama
onu bile beceremedim.

sadece huzur istedim,sensizliği gözledim.gelmesini beklerken sessizliği dinledim o anda ölmek istedim.kesilsin istedim nefesim.
ellerim soğusun diye umut ettim. kalbim dursun, bedenim çürüsün, ışıklar bir bir sönsün... sende öl istedim.sensizliği kaldıramadm bile sensiz
edemedim.canım fena halde ölmek istedi.insanlardan nefret ettim.daha benim olmadan beni terkettin.sende onlar gibiydin.bugün ölmeni istedim.kalkmadı
elim ateş edemedim.sensizliği terkedemedim.seni kaybetmek istedim.hiç bulmamış olmayı diledim.keşke karanlığında kalsaydın, kendi siyahında
boğulsaydın.bu masalda yarım kalsaydı.sen iyi kalsaydın. artık ölmek istiyorum.birdaha kırılmamak için ve kırmamak adına, sensiz yapamasamda
senden ayrılmak istedim.senden de nefret ettim çünkü sende onlar gibydin.bu yüzden seni öldürmek istedim.kendim gibi sende öl istedim.seni öldürdüğümü
hayal ettim, sonra kendimi... bir acıyı severdim birde seni. ben acıyı seçtim. önce seni öldürdüm, sonra kendimi...
Yunus Keleş
I Want...
He wanted to die that day, my dear, I just do not want to be.
They came hard to bear.
Today, I wanted to run away from everything, my back, I wanted to go back.
Like a coward
I cringe in the corner .... today has come to ı want to punish ..him even to die, I want to die my dear
These days I did not dare
I could not manage it.

I just want peace of mind, without you I listen to the silence of its saw.i expected to die at that moment I wanted .last my breath.
I hope you have hands cool Stoped My heart, my body decay, the lights are extinguished one by one ... I Want.si kill you without you even.
sorely .mylife to die without want .ı hate peoples.more kill me as.This day to ı want.

I find the fire had not . I could not leave you .
I want to lose .nothing remain in the dark .I Wish.Maybe had, in their black
had better stay in If the left was.you half were drowned .This tales. to kill and break for now not to go broke I want .One more name, without you. I may not do
I hate to leave you because you want.you also why they as.that to kill you kill you like want.
Myself killed ı want to you
I imagine, then I ... a loved one in pain you. I chose the pain. Before I killed you, then I ...

Hayat


Hayat boş elde var sıfır
Hiç bir şey yok yine yalnızım
Birtek ben varım etrafımda
Hiç kimse yokki başka
Oysa alışmıştım sana
Görmeye hergün seni başka başka....
Nerdesin bilmiyorum
Ve seni hiç özlemiyorum
Yoldan geçen herkesin aklına takılırsın
Ah bir sana baksa
Başka ne istersin ki sen bundan daha fazla
Bugün uzaksın bana
Çok da umurumda
Ağlıyorum sanma...
Yunus Keleş

Life

I have received zero blank
Nothing at all alone again
I have one around me in my
That no one else ever
However, I was used to
To see you another day another ....
Where I do not know
And no, you do not miss
Everyone will stick in the mind of the way
Ah, but one look at you
What else would you like it more than you
Today, let me away
I don 't care much
I'm crying for ...
Yunus Keles

Raylar

Bir Zamanlar Raylarda Yürüyordum
Bitmeyeceğini Bile Bile
Şehirler Gectik bu raylarda
Gölleri,Denizleri.Aştık birlikde
Hersey Güzeldi rotamızda dimdik ileri dogru du

Bir Gun Yol Gösderıcım olan pusulamız kırıldı
Hangi Yöne Gideceğimizi Bilemedik
Ve Karar Verdın Ayrı Yollara ayrılalım diye..
Bende bütün içtemliğimle Olur dedim
Sen bana ilerdeki rayın sonunu görebiliyordun

Bana ucuruma dogru gittiğimi söylemedin
Tam düsecekdım gördüm ucsuz bucaksız bır sonsuzluk
Beni beklediğini korktum oraya düşersem elimden tutmayacanığı biliyordum
Ve geri gitmeye karar verdim
Düşüne düşüne gidiyorum bütün yalnızlığımı alıp

Ama hala bir umudum var
Her zaman da olacak senin dönmeni bekleyeceğim
Cok zor geçiyor bu yolculuk
Çiviler var raylarda cıplak ayaklarıma batıyor
Çok acı çekiyorum...

Yollumuzun sonunda buluşmak ümidiyle
Görüşürüz ey sevgili…

Yunus Keleş


Rails.......

Rail was walking in a time
I know I will not Bite
Cities were late in the rail
Lakes, passed with a sea
Everything was good about oneself forward route

A Day with my guide, our compass is broken
We did not know what direction we will go to
And let's leave that decided to separate the way ..
I said all right with my sincerity
You see the end of my future rail

Tell me go right to the gap
I was going to fall on full bır vast eternity
Wait for me there was fear that fall from my hand keep knew il
And I decided to go back
Think I am going to think to get all my loneliness

But there is still a hope
Each time you will also be waiting to return
Very difficult this journey is taking place
Nails have sunk to my feet are naked in rail
I suffered a great deal ...

In the hope of the end of our way to meet
Bye hey darling ...


Yunus Keleş

29 Temmuz 2010 Perşembe

Mavi Patik Ve Pembe Patik

''Erkekler ağlamaz.'' ''Erkekler korkmaz.'' ''Erkekler karı gibi gülmez.'' Derken ortalık dul kadından geçilmiyor. Zira erkekler genç yaşta Hakk'ın rahmetine kavuşuyorlar. Siz hiç kapı komşusuna sabah kahvesine gidip karısını çekiştiren erkek gördünüz mü? Fare görünce bağıran? ''Bu ara sinirlerim zayıf'' deyip habire ağlayan? Oysa onlar da kadınlarla aynı duygulara sahip olarak geliyorlar dünyaya. Lakin daha ilk gün ayaklarına mavi patik giydirmek suretiyle ''Ağır ol bakalım!'' diyoruz. ''Ne alákası var mavi patikle?'' demeyin. Mavi soğuk ve ciddi bir renktir. Kime isterseniz sorun. Ve katiyen tesadüf değildir o patiklerin rengi. Düşünülmüş, taşınılmış, seçilmiştir. Ayağa giydirildiği anda kulağa şunlar fısıldanmış demektir: Sen erkeksin. Erkek olmanın gerekleri vardir. Ömrünün sonuna kadar bunları yerine getirmekle yükümlüsün. Ömrünün süresi ise çatlama kat sayına bağlı. İçine ata ata ne kadar yaşayabilirsen artık. Bize sorarsan pek uzun süreceği kanaatinde değiliz. Dikkat edeceğin husus, en dramatik hallerde bile mavi patikli olduğunu unutmamandır. Misal, Áşık oldun. Sakın belli etme. Bırak karşındaki yansın tutuşsun. Sen ağır ol. Molla desinler, yeter ki áşık demesinler. Misal, Sevgilinden ayrıldın. Sakın ağlayıp sızlama. Yine bırak karşındaki yıkılıp sürünsün. Gözyaşı dediğin kadın kısmına yakışır. Zaten senin gözyaşı bezlerin mavi patik operasyonuyla alınmış bulunuyor. Misal, Eve hırsız girdi. Tıkırtı duydunuz, ya da hırsızla burun buruna geldiniz. Kim boğuşacak adamla? Bak bakalım karının ayaklarına! Ne renk patikleri? Pembe. Ya hırsızınkiyle seninki? Mavi. Kural, Mavililer boğuşacak. Pembeliler bağıracak. Herkes görevini bilsin. Ta doğumhanede yapıldı bu iş bölümü. Misal, Eşinle kavga ettin. Ne yapacaksın? Hiç. İşine gidip hiçbir şey olmamış gibi çalışacaksın. ''Ay İsmail çok sinirim bozuk, benimki sabah sabah anneme laf etti'' diyemezsin. Karın o esnada telefonun başında, bir sigara ve bir kahve eşliğinde arkadaşlarına seni çekiştiriyor olabilir. Olsun. Onun mazereti var, patikleri pembe. Misal, Evde aniden bir böcek peydahlandı. Kim gidecek üstüne? Tabii ki sen. Zira karının gitmesi hiçbir işe yaramaz. Böcek renk körü mü? Maviyle pembeyi ayıramaz mı? Ve sorarım sana, hangi böcek pembeden korkar? Ama mavi... Birrrrr. Misal, Savaşa gidilecek. Kim gidecek? Tabii ki Mehmetçik. Sen hiç ''Vatan sağolsun'' diye bağıran Ayşecik gördün mü? Benim bildiğim Ayşecik kameranın karşısında ''Size baba diyebilir miyim amca?'' diyordu. Ve hatırladığım kadarıyla omuzunda tüfek falan da yoktu. Diyeceğim, Mavi patikli olmak zor zanaat.




Blue And Pink paw paw''Men do not cry.'' ''Men's afraid.'' ''Men do not laugh like wife.'' Then from among women are widows. Because men in young age are brought into us mercy. You ever go to the next-door neighbor and his wife coffee in the morning the men quarreling Did you see? Mouse saw screaming? Meanwhile, the''weak''in the nervous and crying? However, they also come as women have the same feelings world. But more to the first day your feet by wearing blue patina''Let Easy!''You say. What a far cry from the blue''have a patina?''Do not say. Blue cold and serious colors. Who is the problem if you want to. And by no means is not a coincidence that the color of the patina. Thought-out, moved, and was selected. Whispers in the ear follows up the time it is worn to: You man. Men should have to be. Until the end of life are obligated to fulfill them. Life depends on the duration of the cracking floor count. How could no longer live in assigned assigned. Very long time if you ask us, we will not change. Watch out for your things, even in the most dramatic case with blue patina Remember. Example, Did you fall in love. Revelation. Are you grip the side against him. You are heavy. Mullah would also, not just in love with. Example, Did you leave the beloved. Sniveling. The fall leaves are still against you crawl. The distaff side is also worthy of tears. Already your lachrymal blue patina acquired with operations is available. Example, Thieves entered the home. Did you hear click, or the thieves have come nose to nose. Guy who will struggle? Look, let's look at his wife's feet! What color of patina? Pink. And the thief yours? Blue. Blue to wrestle. Pink will scream the people. Anyone know task. Ta is in the business section delivery. Example, Did you fight with your spouse. What you gonna do? Ever. Go back to work and not work as nothing will. Very nervous''Ay İsmail my bad, my morning was the morning my mother''also can not laf. Wife at that time at the beginning of the phone, a cigarette and a coffee with friends you may be quarreling. He's got an excuse, and pink patina. Example, A bug in the house suddenly appeared. Who's going on? Of course, you. Because no job to go to his wife naughty. Insect Is color blind? Can not distinguish between pink or blue? And do ask you, what are you scared of bugs pink? But the blue ... One. Example, To go to war. Who's going? Of course Mehmetçik. You yell''no''Homeland thanks Did you see the Ayşe thing? I know I''in front of the camera thing Ayse Can you also Uncle Dad?''Said. And as far as I know the shoulder was not the gun or something. De will be difficult to craft with blue patina.

Sevgi

Ansızın çıkıverdin karşıma
Bi anda parladı gözlerim
Isındı yüreğim
Hayret nasıl ki bi anda hoşlandı
Ve bu hoşlantı hiç geçmedi bende
Şaşıyorum kendime
Anlamsız birşeyler var adını koyamadığım
Sevgi desem deil, Aşk desem saçma kalır yanında
Adı yok bunun olmak istediğin gibisin sadece
Farkı var sende özel belkide
İşte bilemiyorsun yinede zaman gösterir diyorsun
3 günlük sevgili lakin anlayammıyorsun ansızın gelişen
Geniş çaplı ilişkini, Fakat nedense 3gün komik geliyor düşündüğünde
Ve geçirdiğin anlara bakarak gülüyorsun kendine
Belkide olmamalıydı diyorsun bu kadar kısa zamanda
Yahut sonuna kadar dediğin içindir kendine aldırmıyorsundur.
Neyse ne artık zaten hiç birşeyi bilmiyoruz ki
Yarınlar neler getirecek bizlere nereden bilebiliriz ki
Herşey meçhul sen bile sevgilim
Sevgiyi yürektence tattım
Sevmedim değil öyle çok sewdim yada en doğrusu sevildim ki
Unutamam asla dediğim anlar bile oldu
Ama bak ne oldu sonunda
Bir diğeri çıktı onuda asla diyordum unutamam
Fakat baksana şimdide sen varsın yarınlarımda
Unutulmazım deilsin ama her an olabilirsin
Sevmek istemem delicene korkuyorum sevgimden
Unutamam dediklerimi tek bir söz yada hatayla bitirebiliyorsam
Sevmişsin ama ansızın bitirebiliyorsun işte ufacıcık bir yalan
Yetiyor karşındakinden soğumana
Sevmek istemem seninde sevmeni istemem yürektence
Çünkü her gusel olan sevgi bitiyor ne yazık ki
Yunus Keleş




Love

Suddenly my face out
currently has a shining eyes
My heart was warm-up
Amazed at how a sense of that
And this feeling I never did not pass
I wonder to myself
I do not put something meaningless name
If not the affection, Love will also be ridiculous if next
Name as you want to be that you just do not
Maybe you have a specific difference
That time is still t you think you know
3-day lover suddenly developed yet can not understand
The large scale of the relationship, but somehow you think 3 days is funny coming
Do you spend time looking at himself and laugh
Maybe you say this much in a short time could not be
Or until the end is for the self-ignore.
Fortunately, we do not know what that something is now already no
What will tomorrow bring to us we can know that
Everything you know darling unknown
Love in my heart I taste
Not so much like I did not love or like the truth was that
Even now I can not forget that never happened in
But look what happened after
I can not forget it never appeared in another
But look now you're there in the future
You are not forgotten, but always could be
I'm afraid I do not want to love to love me madly
I can not forget a single word or error in the end when
A lie can end suddenly, but there were love dinky
Are you cool enough for
I do not want to love you I do not want you to love in the heart
Because sadly beautiful love ends

Yunus Keleş

28 Temmuz 2010 Çarşamba

Eksik Hayatlar

Hiç aşık olamayanlar aşık olabilenlere göre bir çok şeyi eksik yaşarlar. Ama bence en dokunaklısı , hayatı algılama biçiminin değişebileceği gerçeğini fark etmeden yaşayıp gitmeleridir.
Öncelikler sıralamasının alt üst olabileceğini hiç bilememek bir eksikliktir.
Dehşetli bir korkuyu ve dehşetli bir korkusuzluğu yan yana hiç yaşamamış olmak da öyledir ama , ölümün bile korkutucu olmayabileceği gerçeğini farkına varamamak,
asıl o , epeyce yoksullaştırır hayatı... Aslında aşık olamayanların "eksik yaşama " listesi hayli zengindir ama benim en fazla ilgimi çeken, "bekleme"nin onların hayatında bütünüyle farklı bir anlam taşımasıdır. Hiç aşık olmamış biri, "beklemek" nedir bilmez çünkü !
Kaygı içinde beklemenin büyüsünü hiç tatmamıştır en küçük bir gecikmenin yaratabileceği iç fırtınaların gücünden habersizdir ve yaklaşmakta olan kederleri hissederek birgün ama büyülenmiş gibi kıpırdamadan beklememiştir hiç...
Bütün ihtimalleri abartarak beklemenin yarattığı duygu karmaşasını da bilemez tabii...

En sözüne sadık, en dakik aşığı bile beklerken nasıl endişe duyabileceğini, bekleyişin arkasındaki sonsuz haz ihtimalini, korkuların, umut ve umutsuzlukların saklı olmasının ne demek olduğunu hiç anlayamaz, aşık olmayanlar, ama aşık olanlar bekler...
Ve beklerken oda beklemeyen insanları anlamaz hiç... Tıpkı beklemeyenleri onun gerginliğini anlamadıkları gibi aşık olan için beklemek onun gerçeğidir, bekleyişinin dışındaki herşey onun gerçeğiyle çelişir. Çevresi ile ilişkisi kesilir, sesler usulca uzaklaşmaya başlar, bekleyişi ile arasına girebilecek herşeyden kaçınır.
Bekleyişinin tadını çıkarabilmek için dış dünya ile bütün ilişkisini koparır. Peki hangisi daha çekici gelir size? Bekleme böyle kaygılı ve ağır yaşansa bile, ardından, bütün düğümleri çözebilecek tutkulu bir beden tarafından kurtarılma ihtimalimi daha çekici,
yoksa, hayatın bu cömert bağışını ret ederek aşksız ama kaygısız beklemesiz yaşamak mı ? Hiç aşık olmamak; hiç beklememek,hiç aşk acısı çekmemek demek.
Yunus Keleş




Missing Lifes

Never fall in love in love, not missing a lot by experience. But I think the most poignant, real-life sense of the format may change without notice does go live.
Priorities may be no top-ranking even lower is not a flaw.
And a terrifying fear of a fearful temerity not to be living side by side, it is nothing but the fact of death may not even realize that there is scary fall,
actually it makes life quite poor ... In fact, love can not be "missing experience" list is quite rich, but I am most interested me, the "standby" in the lives of all of them is carrying a different meaning. Have you ever been in love with someone, "to wait" does not know what it is!
Never expect to taste the growing concerns not the slightest delay could create a storm of internal power, and unaware of the upcoming day to feel grief, but did not expect growth to be steady as ever ...
By exaggerating the chances of creating the feeling of waiting for all the mess that is not even sure ...

True to the promise, even the most rigorous in love while waiting to hear how the concerns, expectations on the back of the "infinite pleasure, of fear, hope and despair of the reserve means that what ever can not understand, do not fall in love, but love those who wait ...
People do not understand the waiting room and do not expect any ... Just do not understand the tensions, such as his love do not expect that to wait for is the truth, waiting outside the contradiction with the realities of everything that is. Cut off relations with the environment, sounds begin to quietly away, and avoid anything that may enter with the wait.
To be able to enjoy the suspense all the relationship with the outside world is cut. So which is more attractive to you? And heavy, even in standby so worried, then, that could solve all the nodes to be rescued by a body about my probably more attractive,
or, life without love, but the rejection of this generous donation waiting freewheeling live without you? No not in love, no not expect, I mean love not suffered.


Yunus Keleş

OOffff !! Ppuuff !!

Hayatımız ne kadar cok ofla pufla geciyor dimi? Ama neden of cekiyoruz cokmu acı çektiniz,geceleri uyuyamadınızmı? Kac geceyi sokakta gecirdiniz? Kaç geceyi evsiz annesiz babasız geçirdiniz ,hiç gecirmedniz dimi Peki bu of ve puflamar neden ? Hayatta istedğiniz her zaman olmadımı?,en cok sevdiğiniz kişiyi kaybettiniz mi? Yada bir şeyi bedenine almassan kendinden gecersesine bagımlı oldunuz mu? Geleceğinin neler getirecegini bilemediniz mi? Ben büyünce doktor ögretmen olcağım diyipte bu hedefleriniz için bir şeyler çabaldınız mı? Hayat bu dimi bazen ınsana beklemedi zamanda nerden vuracagı belli değil ama her koşulda hazır olmak lazım acılara kahkalara ;bazen sil baştan başlamak gerek bazen dedin zaman oldu dimi ? Ama her seyi silebildigin halde bazı şeyleri neden silemiyoruz ,silmek istesekte silemiyoruz ofla pufla basladık nerelere geldik ama hersey ofla pufla başlamıyormu? yapmak istemedimiz şeylere ofluyoruz pufluyoruz peki ofladıgımız pufladığımız şeyler gerçekleşirse neler olcak... Genemi of puf diycez neyse oflara puflara çözüm bulamıycaz galiba bilmemiz gereken birşeyler var hayat ofla pufla gecmez Elimizden Gelen Şeyleri Yaparken Elimizden Gelmeyen Şeyleri Yapmak İçin Çaba Gösteriyormuyuz?

Yunus Keleş


Grampus Eider

How much is too late grampus eider our life right?
But why would take a lot of you have suffered,
Do not sleep at night?
How did you spend the night in the streets?
How did you spend the night homeless motherless fatherless, I have not spent, and eider of di Is it So why? Do not always desired in life?, Did you love most about the person you've lost? Or something in the body do not have self-dependent will be passed? Did you not know what the future will bring? I say I will be growing by the doctors and teachers something to strive for these goals mı? Sometimes people do not expect this right in your life where time is not certain, but will shoot in all conditions necessary to be ready to hurt you sometimes have to start over delete
Laughter sometimes happened right time? But then some things you can delete any request unable to delete reasons, are unable to delete it if you want to delete where we are starting grampus eider eider grampus, but everything does not start? we do not want to do things grampus eider eider the things we realized what we grampus What will be the ... Is it the puff of the solutions to whatever grampus eider will also need to know that something I think we will not find life Inbox We do does eider grampus when we do not do things to make, we strive for?


Yunus Keleş

Sonbahar

Sonbahar geliyor serçe,
Yuvanı ne yapacaksın?
Ayva çiçek açmadan önce.
Meyvelerin içi geçecek
Rüzgâr başka çeşit esecek
Yağmurlarla ıslanacaksın.
Halbuki ne kadar sıcaksın
Yunus Keleş


Autumn

Autumn is coming sparrow,
What are you going to do the slot?
Quince flowers before opening.
Fruit will shrivel
Es to other types of wind
Wet with rain.
But how are you hot
Yunus Keleş

Yağmurun Aşkı

Yağmurun Aşkı


Bulutlar Ağladı Aşkımıza
Yağmurlar Yıkadı Aşkımızı
Aşkımız Yağmurlarla Büyüdü

Bu Sevda Yağmurun Aşka Doyumsuzluğu
Ne Zaman Yağmur Bütün Heybeti ile Şarıl Şarıl Yağsa
İşte O Zaman Aşkmıız Gökleri Gürletir

Yunus Keleş


Love in the Rain

The clouds are crying in our love
Washing our love rains were
Our love grew with Rain

Rain of Love to Love This
When the rain with all the solemnity you hug hug Oil
So, our love of the heavens will roar

Yunus Keleş

Yollar

Yollar

Yine düstük yollara bu defa tam afilli kalakaldım
Yoldaki şeritler arasında bir el sallayan bir yolumu bekleyen istedim
Fakat cam kenarında bile olamadım

Yollar,sevgıyı birlestren şeritler,
Şeritler sevgiye kavuşturan terk edilmiş yollar
Ümitsizliğe kapılma her an her saniye yanında olmak ısterım

Sen yok olsan bıle,
Cam kenarında oturup buğulu camda
Benim gülüşlerimle el sallayışımı görememek istermısın?

İsteyıpte yapamadığın seylerden bazılarımıyım?
İstednde olmadım mı!
Yeter kı iste,

İste ki senın olabileyim
Olabildiğim zaman dunyalar benim olurdu.
Amabu dunyada sensız olamazdı ...
Yunus Keleş




Ways

However, this time to fell a full path alone
Path between the bands a way to shake my hand I was like waiting
But I could not even by the glass

Roads, combining my love tapes,
Tapes abandoned ways to get love
Quail near every second of every moment of hysterical

You do not know whether,
To sit in the steamy glass in the glass edge
I want to be able see the smile with wave?

Do not do the things you want some?
Do İstedinde never been!
As long as they want,

That you want to be
When my world would be able to.
But in this world would not be sens ...

Yunus Keleş






1 Ocak 2008 Salı

Ne ? Neden? Niye ?


Ne? Neden? ...?
Yalnızlıklarımı yaşıyorum yine. Uçurumun kıyısına gelmiş bir insan ne kadar yalnızsa o kadar yalnızım.
Sessiz sakin durgun ve bir o kadar yorgun. Bu yorgunlukla baş edebilirim belki ama içimin boşluğuyla baş etmeyi bilmiyorum henüz. Boşlukları doldurmak elimde içimde olmaması gereken fakat orada olan duygularla baş etmekten daha kolay olmalıdır belki, peki neden üzerime geliyor bu boşluk?Belkide bu boşlugun bir parcasıyım.
İnsan yalnız ve zor günlerde derdini anlatacağı bir dost biriktirmeli mutlaka… yalnızlığımı hep sevdim mutluydum onunla ruhumun huzur kaynağıydı. Taa ki… neyse…
Şimdilerde düşünüyorum geçmişi yaptıklarımı ve pişmanlıklarımı. Kaç kez hata yapar bir insan? 1, 3, 5 belki daha fazla , bu hataları tekrarlamak nedir? Aptallık mı?
İnsan ömrü ne kadardır? Ne kadar acı yaşamaya yeter yada ne kadar mutluluk kaldırır? Ömrünüz boyunca sürsün istediğiniz bir kısacık ana takılıp kalmak neden mümkün değildir?
Sevdiğini ihtiyacın olduğunda yanında buluyorsan, sevilmek gibisi yok dimi ? Sadece sevmek yetermi? Neden doyumsuz bir varlıktır insan daha fazla hep daha fazla ister? Sevmek yetmez bu insana?
“Yok olmak için gelmedim ben bu dünyaya” diyebilse insan hayatı anlar o zaman,
Hayat biraz gözyaşı biraz kahkaha bolca kendinden geçercesine eğlence mi?
Başımı yastığıma koyduğumda rahat uyuyabilirmiyim acaba düşünürüm ki bugünde gülebildim hayata diyebilmek için sırf bu sözü söylemek için neler vermezdimki!
Bedenime Bu kadar acıyı cektirdim ama neden insan bedeniyle geçinemez alıp veremediği ne ?
Ama ruhum affetti beni bir gün bedenimde affedecek bir gün bir gün...
Hayata söz verdim gülmek için bu dünyada bir gram gözyaşına değer verilmiyor göz yaşlarımı taşıdım içime elbet bir gün çevreye sahte gülücükler dağıttıgım zaman o zaman bu sakladıgım göz yaşlarımı kullanacam
Ağlamayı Unuttugun Zaman Gülmeyi Hatırlarsın Unutmaki gülmek gibisi yoktur dünya'ya ilk gözünü actığında onla karşılastın annenin saf içten gülümsemesiyle bu gülücük dünyaya değer.
Yunus Keleş

What Why Why?

I live in solitude again. How much a person had come to the shores of the gap is only so much alone.

Stagnant and silent so tired. Maybe this can cope with fatigue, but I do not know to keep up with the space yet. Fill a space in me that I should not be there, but should be easier to cope with the feelings, maybe, what is causing this to come to my space? Maybe I am a part of this gap.

Lonely and difficult days will tell people to worry about all my loneliness like a friend ... I have absolutely must accumulate was happy with him was a source of peace for my soul. You know ... whatever ...

I think that made history and remorse for what this moment. How many times does a person make a mistake? 1, 3, 5, maybe more, is to repeat this error? Do Stupid?

What is human life? How much pain or how much happiness will remove enough to live? Throughout your life you wish you a very short time the main reason it is not possible to stick?

Besides when you find you need is love, you do not like to be loved right? Is it enough just to love? Why is an asset people more greedy always want more? Love is not enough for these people?

"No, I did not come into this world to be a" human life may well know, then,

I tear a little bit of laughter will be lots of fun did you pass it?

Back when I sleep Can I put my bag I think I could laugh at that today to life in what to say just because this question did not give it!

I've taken so much pain the body but can not get why people go with the body can not give what?

But my soul forgive me one day the body was one day I will forgive one day ...

Life promised to laugh to tears for the world is not a gram of tears the day I moved it around on me to deliver a fake smile then this store when I use my tears

Remember the time you forget to cry to laugh to laugh like you do not forget that the world is to open the eyes of her mother met with pure heartfelt smile that smile for the world.

Yunus Keleş